Türk Dinleyicisinin İmkanları ve Gidişatın Vahim Tarafları!

BÖLÜM 1: OLGUNLAŞMA SÜRECİ VE TÜRKİYE ŞARTLARI

Bazı insanlar Şehir Rock'la ilgili yorumlar yaptıklarında, dikkat ediyorum da bu tarz yorumlar yapıyorlar: ‘'Türkiye şartlarında çok iyi işler yapıyorsunuz, helal olsun''. Aslında insanların sadece kendi fikirlerince gruplara yahut yayınlara destek olduklarını daha doğrusu; destekleme çabaları olmadan, bilinçsiz bir destekleme durumunun olduğunu düşünenlerdenim. Yapılan işler hakkında bilip bilmeden şah şalı yorumların yapılması da bunu gösteriyor. Yani ortada aslında ciddi bir destekleme durumu yok. ‘Biraz övelim de ilgi gördüklerini düşünsünler' der gibi, gereksiz övgü ve yorumlar fazlasıyla yapılıyor. Hem gruplar için hem de yayınlar için. Bence, Türkiye şartlarında biz ya da başkaları çok üstün şeyler yapmıyor. Yapılması gereken kadar, elden geldiğince yapılabildiği kadar işler yapılıyor. Hatta kişisel fikrim; bizim ve birçok yayının bazı konularda yetersiz olduğu doğrultudadır. Oysa ülkemizde büyük bir potansiyel var. Bunu, en bariz örnekle konserlere gelen izleyicilerden görüyoruz. Barlara, cafelere, stüdyolara takılan insanların var olduğunu bilmek de bunun çarpıcı örneklerinden biri yine. Bu potansiyel var, öyleyse neden ciddi ve kaliteli işler yapan insan sayısı ya da kaliteli işleri takip eden insan sayısı çok az?

İzmir’de yaşıyorum ve yaşadığım şehirdeki kitle birçok ilde yaşayan insanlara göre daha fazla imkana sahip. Ama buna rağmen hala şikayet eden insanlar var. Bu bence düpedüz ‘’yüksek sosyete olmaktır’’. Yüksek sosyeteler gibi yaşamaya alışmış insanlar var ve bunun rock müzik içinde olması bile trajikomik. Alsancak’a gittiğimde orada yüzlerce hatta binlerce rocker görüyorum. Şehrin avantajları oldukça fazla, saymakla bitmez… Buna rağmen insanlar hala bir şeylerden şikayetçi, halen elindekilerin değerini bilmemekte. Bir de işin bu yüzü var; bu kadar insanın aynı şeyleri dinlemesi ve aynı şeyleri yapması, bu kadar insanın birbirinden farklılık göstermemesi de işin bir başka vahim boyutunu ortaya çıkarıyor. Rast geldiğim, tanışma fırsatı bulduğum birçok insan aynı grupları, aynı müzikleri dinliyor, amatör müzisyenler ise kendi gruplarında yine aynı repertuarlara yer veriyor. Basmakalıp diye değerlendirmek durumu acıklı kılacaktır. Hoş, bunun onlar için ne kadar vahim olduğu ya da olacağı da ortadadır. Sap gelip sap giden bu türden insanların olgunlaşma süreçleri ne zaman gerçekleşecektir şüphedeyim. Acaba bir evrim geçirme durumu söz konusu olacak mıdır? Sanmıyorum…

Bu kadar sağlam bir dinleyici kitlesi olan bizler, neden olgunlaşamadık hala? Bahsedilen kitle çok büyük ve önemli işler yapabilecek düzeyde. Ama neden birbirinin aynısı işler halen ortada dönüyor anlam verebilmiş değilim. İnsanların kendilerine baktığında, diğerlerinden bir farkı olduklarını düşünmeleri gerekir, onlarla kendilerini kıyasladıklarında belli başlı farklılıkları sezmeleri gerekir. Merak ediyorum, bahsettiğim düzeydeki insanlar böyle bir farkın olduğu konusunda ne düşünüyorlardır. Bir kaçıyla birebir görüşerek, fikirlerini almak isterdim..
(Devamı gelecek sayıda…)

Serkan BEYDE
Şehir Rock internet dergisi 2007
SAYI 10

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

Hiç yorum yok: