Amorphis - Silent Waters

Kuzey ülkelerinin hava şartlarından olsa gerek, buradan çıkan grupların müziği genellikle tartışılmaz derecede sert yapıya sahip oluyor. Progressive-death metal kategorisinde Finlandiya’dan çıkan en sağlam gruplardan biridir bana göre Amorphis, lakin bu albümde biraz gothic’e sapma durumu da var.

1990 yılında kurulan grup, ‘’Silent Waters’’ı geçtiğimiz aylarda yayınladı. Diğer Amorphis albümleriyle mukayese etmeye kalkarsak; ''Silent Waters'' için olumsuz yazılabilecek bir şey yok. Bilakis, güzel bir albüm olduğunun altını çizmek gerekir.

Grubun vokalisti Pasi Koskinen’in ayrılmasından sonra, Amorphis’in vokalist arayışına girdiğini ve en sonunda eski Evergreen vokalisti olan, Tomi Joutsen’i kadrosuna dahil ettiğini biliyoruz. Bu nedenle Amorphis dinleyicisinin muhtelif endişeleri de olmadı değil.. Tomi Joutsen’la yeni Amorphis albümü ‘’Silent Waters’’in nasıl bir şeye benzeyeceği sorusu daima gündemde oldu. ‘’Silent Waters’’ çıktı, Amorphis dinleyicileri de gördüler ki; Tomi, Amorphis’e ayak uydurabildi. Beklenilenin aksine, gördüğümüz bu tablo Amorphis fanları kadar beni de mutlu etti.

Nuclear Blast etiketiyle çıkan ‘’Silent Waters’’ 10 track + 1 bonus track’a sahip. Albümden çıkan ilk single, albümle aynı isime sahip ‘’Silent Waters’’. ‘’Weaving The Incantation’’ ile başlayan Amorphis serüveni, ardından gelen ‘’A Servant’’ ile devam ediyor. ‘’A Servant’’ albümde, grubun esas tarzına en yakın olan parçalardan biri. ‘’Towards And Aganist’’de elektronik öğeler de mevcut. Bu anlamda ‘’Silent Waters’’e biraz ters düştüğünü belirtmek gerek. Fakat vokallerin güçlü yapısı ve ustaca kullanılışı, bu şarkının sizi etkilemesine olanak sağlıyor. ‘’I Of Crimson’’a geldiğimizde sizi 50 saniye kadar, piyano, akustik gitar ve bas gitar ile süren kısa bir pasaj karşılıyor. Bu sakin karşılamaya sonrasında davul ve elektro gitarlar da dahil oluyor. Sonrası malum; şarkı sert ve ağır bir şekilde devam ediyor. ‘’Enigma’’ piyano ve akustik gitar ile sürüp gidiyor. Şarkının sonuna kadar da bu şekilde giderken, ortalarında bir yerde elektro gitarlar derin bir şekilde giriyor ve şarkı süresince elektro gitarlar çok hafif duyuluyor. ‘’Shaman’’ da, ‘’Enigma’’ ve ‘’I Of Crimson’’ gibi akustik gitar ve piyano pasajları ile başlıyor. Arayı fazla uzatmadan, bas gitar, elektro gitar ve davul giriyor devreye. ‘’The White Swan’’ gerek melodik açıdan, gerek vokaller, gerek sololar, gerekse brutal vokaller açısından ele alındığında harika bir şarkı. Bu dört özelliğin her birinin, tam anlamıyla hakkını vermiş Amorphis. ‘’Black River’’e dayandığımızda, bu şarkıyla ‘’Silent Waters’’in sona erdiğini fark ediyoruz. Kapanış için sanırım daha ideal bir şarkı düşünülemezdi.

Tercihlerim: ‘’A Servant’’, ‘’Silent Waters’’, ‘’ Towards And Against’’, ‘’ I Of Crimson Blood’’, ‘’Shaman’’.

Serkan BEYDE
Şehir Rock internet dergisi 2007

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

Hiç yorum yok: