‘’Rock’n Roll Hikayeleri: Martha’’


Bir şarkının oluşum hikayesi üzerine kurgular... 

Piyanonun başına geçen ve piyanonun tuşlarına yavaşça dokunmaya çalışan adam, elleri titremesine karşın oldukça soğukkanlı bir yüz ifadesine sahipti. Bir anda kafasını kaldırdı ve karşı duvardaki tablodaki portreye gözlerini dikti. Siyah beyaz bir kadın portresi vardı tabloda. Nerden bakılsa en az 1950’lerden öncesine ait olduğunu düşündü. Daha sonra piyanonun başından kalkarak fotoğrafın asılı olduğu duvara doğru yürüdü ve fotoğrafı daha dikkatli incelemeye başladı. Siyah beyaz fotoğrafta uzun, dalgalı sarı saçları, siyah beyaz fotoğrafın gri tonundan rahatlıkla süzülebiliyordu. Sağ alt köşede bir de not vardı: ‘’MARTHA – 1937’’.

Fotoğrafla ilgili tarih bilgisini edinmiş olmasına rağmen sanki daha başka bir şey arıyordu o. Adı Martha olan bu kadın kimdi ve o uzun dalgalı sarı saçlarının güzelliğini neye borçluydu? Pencere sıkıca kapalı olmasına rağmen, tek göz pencereden güneş içeri girmeyi başarıyordu. Bunu fark etti ve pencereye yöneldi, bir iki başarısız girişimden sonra ellerini kanatmasına sebep olmasına rağmen pencereyi açmayı başardı. Pencere en az 10 senedir hiç açılmamış gibiydi. Kilit, güvenlik görevini yerine getirmişti bu süre boyunca, belliydi bu. O kadar ki, açılmaya direniş gösteriyordu. Odanın her alanına doluşan güneş ışığı, siyah beyaz tondaki Martha adındaki kadına ait olduğu bilinen fotoğrafı daha canlı ve sanki kadın adama gülümsüyormuşçasına gerçekçi gösteriyordu. Adam durduğu yerden fotoğrafa odaklanmış şekilde bakarken gözünün önünden bir şey geçtiğini fark etti, yüzünü çevirdi ve pencereden odaya rengarenk bir kelebeliğin girdiğini fark etmiş oldu.

Kelebek tam da duvardaki tablonun üzerine kondu. Adam gözlerine inanamıştı o an. Fotoğraf öyle büyüleyici düzeyde ihtişamlı görünüyorduki, içinde duyduğu heyecanı bir an önce notalar eşliğinde ölümsüzleştirmek istedi. Piyanonun başına oturdu tekrar, coşkuyla tuşlara yüklenmeye başladı. Majörler yok gibiydi, coşku yerini oldukça ağır bir tempoda minörlere bırakmıştı. Minörlerle, bir yandan derinden gelen bir ses tonuyla Martha’yla ilgili güzel sözler bulmaya çalışıyordu, buluyordu ve piyanoda bastığı notalarla odayı güzelleştiriyordu içten içe. Manzara mükemmeldi, içeri dalan yoğun güneş ışığından dolayı her yeri kaplamış sapsarı tonunda bir oda, simsiyah bir piyano, çok eskilerden kalma ahşap bir pencere, parlayan siyah beyaz bir fotoğraf ve üzerinde durmakta olan rengarenk bir kelebek...

Aradan birkaç yıl sonra şarkı tüm Amerikan radyolarında nam salacak ve bunu takip eden ‘’Closing Time’’ albümünü yıl 1973’ü gösterdiğinde dünyanın en iyi klasik albümleri arasına yerleştirmeyi başaracaktı.

Not: Hikayesini kurguladığım şarkıyı Tom Waits gençlik dönemi sevgililerinden Martha için yazmıştır.

Şarkıyı dinlemek için: 

/i


Şarkının sözleri ise şöyle:

Operator, number, please:
It's been so many years
Will she remember my old voice
While I fight the tears?
Hello, hello there, is this Martha?
This is old Tom Frost,
And I am calling long distance,
Don't worry 'bout the cost.
'Cause it's been forty years or more,
Now Martha please recall,
Meet me out for coffee,
Where we'll talk about it all.

And those were the days of roses,
Poetry and prose and Martha
All I had was you and all you had was me.
There was no tomorrows,
We'd packed away our sorrows
And we saved them for a rainy day.

And I feel so much older now,
And you're much older too,
How's your husband?
And how's the kids?
You know that I got married too?
Lucky that you found someone
To make you feel secure,
'Cause we were all so young and foolish,
Now we are mature.

And those were the days of roses,
Poetry and prose and Martha
All I had was you and all you had was me.
There was no tomorrows,
We'd packed away our sorrows
And we saved them for a rainy day.

And I was always so impulsive,
I guess that I still am,
And all that really mattered then
Was that I was a man.
I guess that our being together
Was never meant to be.
And Martha, Martha,
I love you can't you see?

And those were the days of roses,
Poetry and prose and Martha
All I had was you and all you had was me.
There was no tomorrows,
We'd packed away our sorrows
And we saved them for a rainy day.

And I remember quiet evenings
Trembling close to you...


Serkan BEYDE
Sufflor.com 2013

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

Hiç yorum yok: