Mavi Sakal Röportajı


''Yetişkin rock’cıların bence misyonu rock müzikte olgunluğun bayrağını taşımak olmalı.'' 

Türk rock müziğinin mühim gruplarından Mavi Sakal’ın, geri dönüşü şerefine bu sayıda onları da ağırlamak istedik. Kendilerine Şehir Rock ailesi adına ‘’Yeni-den’’ geldikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Neden sessiz kaldıklarını, sessiz kalınan sürede neler yaptıklarını ve daha fazlasını bir bir sordum. Buyrun Tibet Ağırtan'dan cevapları alalım.

Öncelikle isterseniz Mavi Sakal’dan bahsedelim biraz. Mavi Sakal çok uzun bir süre sessiz kaldı. Nelerdi Mavi Sakal’ı sessizliğe iten şeyler?
-Mavi Sakal ticari olmadan ayakta kalmaya çalıştı ve o dönem bunun için uygun değildi. Ya değişecekti ya bekleyecekti. Beklemeyi tercih etti.

Single ‘’Son, Ki, Beş, On’’u açıklar mısınız biraz?
-Çalıştığımız prova stüdyosunda yaptığımız deneme kayıtlarını dinleyici ile paylaşmak istedik. Endüstrinin takvimine uymaktansa halka uyalım dedik. Pahalı bir kayıt yapmadık. Teknoloji yerine kalbimizi sunduk. “Son, ‘ki, 5, 10” bizim lisede çalarken şarkı girişlerindeki sloganımızdı. Oraya gönderme yaptık. Müziğe başladığımız zamandaki ruhumuzu asla unutmamak bizim en önemli amaçlarımızdan biri.

Mavi Sakal beklenen dönüşü yaptı. Bu süre içinde neler yaptınız?
-Hep kişisel şeyler. Mavisakal için beste bile yapmadım. Ben de diğer grup arkadaşlarım gibi bu güne bilendim. Bu baharda her şey kaldığı yerden başladı.

Mavi Sakal’ın yeni kadrosu nasıl oluştu peki?
-Murat ile ben kadroya eskiden beri çalıştığımız ve sevdiğimiz arkadaşlarımız olan Taylan ve Batur’u davet ettik. Taylan zaten eski Mavisakal’lı idi. Batur da ilk provadan sonra eski bir Mavi Sakal’lı gibi entegre oldu. İyi çalan müzisyen bulmak kolay ama yola beraber çıkacağın kişiyi seçebilmek çok zor. Eski hatalara düşmemek için en iyi ikiliyi bulduğumuzu düşünüyorum.


''İyi çalan müzisyen bulmak kolay ama yola beraber çıkacağın kişiyi seçebilmek çok zor.''

Ara vermeden önce en son çıkarttığınız 98 tarihli ‘’Kan Kokusu’’ albümünden, şimdi çıkmış olan single arasında değişen şeyler neler oldu sizce Mavi Sakal’da?
-''Mavisakal 2'' ve ''Kan Kokusu'' arasındaki fark ne ise bunu da aynı düşünebiliriz. Kişisel bestelerden kaçınıp bütün üretimi beraber yapıyoruz. Grubun hem etik, hem performans hem de ruhsal bütünlüğünü de körüklemiş oluyoruz. Sonuçta ilk kez Mavisakal besteleri ile de beraber grup müziğini sunmaya başladı.

Solo albümlerinizle Mavi Sakal albümleri arasında belli başlı farklar vardır elbet. Mesela bunlardan en önemlilerinden biri; Mavi Sakal daha sert, solo albümleriniz ise daha hafif sounda sahip.
-E, tabii. Solo albümlerim kişisel. Solo albümlerimde Mavisakal’dan daha yumuşak ve daha sert parçalar var. Şarkılar grup ile oluşunca bir kişinin değil 4 kişinin fikirleri birleşiyor. Böylece sertlik derecesinden ziyade şarkıların baharatı farklı oluyor. Örneğin “Yat Geliyorum”u solo ve grup ile dinlediğinizde bariz fark ortaya çıkıyor..

Türk rock piyasasında özellikle 2000’lerden itibaren birçok genç grup çıkmaya başladı. Yetişkin rock kategorisine alabileceğimiz isimler ise sanki bir köşeye çekilip, müzik yapmaya ara verdiler gibi. Yani bunun örnekleri eskisi kadar fazla değil. Nasıl karşılıyorsunuz Türk rock’ının son hallerini?
-Herhalde millet çoluk çocuğa karışınca biraz duruldu. Bu, çalmanın yanı sıra müzik piyasasındaki değişkenlerin farkındalığını da yansıtıyor. Zaten eskiden beri istediğimiz bir şeylerin alt yapısını oluşturmak ki arkadan gelen gençlere zemin oluşsun ve onlar da istediği müziği yapabilsinler. Sanırım bunu başardık. Böyle olunca da şu andaki durumdan da aslında memnun olmak gerekiyor. Yetişkin rock'cıların bence misyonu rock müzikte olgunluğun bayrağını taşımak olmalı.

Yeni nesil gruplardan umut vaat ettiğini düşündüğünüz gruplar var mı?
-Bana fikrimi sormak için birçok demo yolluyorlar. Çoğu şaşırtıcı derecede güzel. Çoğu umut vaat ediyor. Bu sorunun cevabını popülerlik ile karıştırmak istemiyorum. Genel olarak “bu iş artık oluyor” demek isterim.

Rock'n roll haricinde dinlediğiniz müzik tarzları neler?
-Her şeyi dinlerim, yeter ki içten gelen müzik olsun. Rock dahil, dinleyiciyi aptal yerine koyan hiç bir şeyi zevkle dinleyemiyorum. Ayıplıyorum.

Son günlerde dinlediğiniz şeyler nelerdir?
-Mp3 salgınından sonra radyolara döndüm. Belli bir tarza ve zaman dilimine bağlı kalmak istemiyorum. Özellikle de Amerika-İngiltere hegemonyasının dışında kalıp da bize ulaşabilen müzikleri merak ediyorum. İngiliz ve Amerikan olmayıp da muhteşem olan o kadar şey var ki.. Malesef dünyanın kalan %95’lik bölümü bize koklatılmıyor. Ben onlara ulaşmaya çalışıyorum.

Müzik haricinde günlük hayatta nelerle ilgilenirsiniz?
-Yemek yerim, uyurum, çalışırım, yürürüm, hayal kurarım, gülümserim.

Sizin çok sayıda konser verdiğinizi ve önemli konserleriniz olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye’de pek çok kimsenin konser vermediği alanlara falan gitmeyi düşünüyor musunuz?
-En ücra köşelere bile gitmek isterim. Kimse olmasa bile o vadide, o göl kenarında çalmak isterim.

Bize söylemek istediğiniz bir şey veya eklemek istediğiniz şeyler var mı?
-Teşekkür ederim, iyi çalışmalar dilerim.
Röportaj: Serkan BEYDE
Şehir Rock internet dergisi 2007

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

1 yorum:

goks dedi ki...

80'lerin ortalarında ankara'da düzenlediğimiz rock festivaline istanbul'dan gelmişlerdi. ancak daha ilk parçada sanırım solist stage diving yaparken dudağını yardırdı ve konseri yarıda kestiler...

rock da eskiler deyince yazmak estidim.

göksel