Blind Guardian - A Twist In The Myth

Alman power metal'inin nasıl bir şey olduğunu söylemeye gerek yoktur sanırım. Blind Guardian gibi, Helloween gibi oldukça sağlam power metal grupları çıkmıştır Almanya’dan. Blind Guardian gerek büyüleyici şarkı sözleriyle, gerek üstün müzikal yapısıyla beni etkileyen ender gruplardan biridir. Açıkçası öyle her gruptan etkilenmem ve her grubun müziğini dinleme gibi bir alışkanlığım yoktur. CD’lerimden birçok önemli sayılabilecek grupların albümlerini bulurum ama bunları ‘’Ne kadar dinlemişimdir?’’, ‘’Ne kadar beğenmişimdir?’’ gibi sorulara net cevaplar bile veremiyorum. Birçok müziksever gibi benim de belli gruplarım vardır. X grubudur, Z grubudur falan filan… Blind Guardian benim için oldukça önemli X gruplarından biridir. Daha önceki bazı yazılarımda bu gruba olan hayranlığımı anlattığım olmuştur. Onun için bu kritikte öyle fazla fazla övmeyeceğim çok sevgili Blind Guardian’ı.

Açılış ‘’The Edge’’yle gerçekleşiyor. Açılış için tam not diyebilirim bu şarkıya. Hızlı gitar tonları ve vokalin etkisine kapılmamak içten bile değil. Sanki grubun ne olduğunu açılış şarkısı ortaya koyuyor. ‘’Otherland’’ albümün 3 numaralı şarkısı. Gitar sololarının şarkıya hakim olduğu bir şarkıdır diyebilirim. 4 nolu şarkı ‘’Turn The Page’’ için ne diyebilirim diye düşünürken az önceki şarkıyı anımsatıyor. Ustaca kullanılışı yönünden, bu şarkının vokalleri diğerine göre daha  iyi gibi. En azından “vokalin kulağa daha bir hoş geliyor” demek, uygun bir yorum olur sanırım. Single olarak önceden basılmış olan ‘’Fly’’, gitarda kullanılan ton bakımından daha farklı bir şarkı. Power metal'le birlikte şarkı hard rock özelliğine de sahip, diye düşünüyorum. Hatta alakasız gelebilecek ama glam’i bile andırdı bana. Bon Jovi’nin 80’lerdeki dönemini çağrıştırdı. Sololar özellikle hard rock sololarına çok uygun. Bu şarkı bence ideal bir rock şarkısı sayılabilir, hatta sayılsın da... ‘’Carry The Blessed Home’’ da yine hard rock şarkısı kalıbına uyuyor ayrıca senfonik izleri de barındırdığını düşünüyorum. Diğer şarkılara göre daha yavaş olan ‘’Carry The Blessed Home’’da da yine sololar göze batacak kadar güzel. Bu şarkıda vokaller bana Fredy Mercury’in stilini anımsattı. Böyle bir yazıda onu da sevgiyle anarken kaldığımız yerden devam… ‘’Another Stranger Me’’de crosslar genellikle proggressive metal gruplarının kullandığı gibi çift cross halinde kullanılmış. Viyolonsel yönlü olarak ‘’Straight Through The Mirror’’ albümde yer alan bence en kötü şarkı. Aslında söylemek istediğim şey; albümde yer alan şarkıların hepsi de çok sağlam ve bu kadar iyi şarkının arasından en kötüsünü seçmeye kalkarsak, ‘’Straight Through The Mirror’’ olur herhalde... ‘’Lionhearth’’ albümdeki genel havaya ayak uydurmuş. Bu yönüyle diğer şarkılarla çelişkili durumda değil. Fakat sezdiğim bir olay var, bu albüm eski BG sounduna göre daha farklı. Buna iyi anlamda veya kötü anlamda karar vermek kendi adıma oldukça zor. ‘’Skald and Shadows’’ viyolonsel eşlikli mükemmel bir şarkı. Hafif ve vokallerin belirgin olarak kulağa hitap ettiği naçizane bir eser.

Hiçbir zaman beni şaşırtmayan ve öncelikli gruplarım arasında olan Bling Guardian'ın ''A Twist In The Myth''ı her power metal dinleyicisinin arşivinde kesinlikle olmalı.

Serkan BEYDE
Şehir Rock internet dergisi 2006

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

Hiç yorum yok: