Geç Kalınmış Albümler Serisi: Genç Osman – ‘’Gökyüzü Masmavi’’


Genç Osman Yavaş ya da Genç Osman. İkincisini okuduğunuzda ismini ilk kez duyanlar için bir Osmanlı padişahı canlanabilir hafızalarda fakat o kadar eskiye gitmeye gerek yok. Biraz yakın bir tarihe yaklaşırsak, şöyle 90’lara mesela; aslında onu birçoğunuz tanıdığınızı bir anda fark etmiş olursunuz. Genç Osman Mavi Sakal grubunun bana göre en unutulmaz iki albümü olan ‘’Kan Kokusu’’ ve ‘’İki Yol’’ albümlerinin solisti. ‘’Ne Kadar’’, ‘’İki Yol’’, ‘’Gönlümde’’, ‘’Balta’’ gibi grubun en fazla hafızalarda yer edinmiş şarkılarını seslendirmiş kişidir diyebiliriz başka bir ifadeyle. Ki bu albümler efsanedir. Bugün bile dinlendiğinde taptaze bir sound ve hiçte eskimemiş modern bir yapıyı barındırdığının altını çizmek gerekir. 98 yılı için bu albümün(Kan Kokusu) başarılı bir sound ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu ısrarla belirtmekte fayda var. Girilen her türlü ortamda bu albümden en az 2-3 şarkının bilindiğini ve halen sevilerek dinlendiğini görmek mümkün. İşte bu benim gibi genç bir kalem için daha da motive olduğum bir diğer durum. Nitekim ‘’adam akıllı’’ müzik dinlemeyi, rock’n roll cennetine adım atmayı bu albümün çıktığı tarihte keşfettim. Buna katkı sağlayan albümlerden biri olmasının yanında, kendisi ilk Mavi Sakal albümüm olur.


Çocukluğun verdiği nostaljik bir bakış açısı vardır ya, işte o bakış açısına sahip oldum yeniden ve ‘’Gökyüzü Masmavi’’nin parlak, kıvamı iyi görünen bir aromayla olan karışımını tatmanın zevkine varıyorum. Her zaman bu kıvam yakalanamıyor. Hele ki konsept albüm fikrinin dışında, tamamen içten gelen naturel seslere sahip bir müzik peşindeyseniz... İşte tam olarak böyle bir albümden söz ediyoruz. Tamamı akustik yapıda olan albümde bir de sürpriz bir isim ile uzun zaman sonra karşılaşıyoruz bu albüm vesilesiyle. Bahsi geçen kişi Aylim Aslım’ın ta kendisi. ‘’Dilek Tutmak’’ isimli şarkıda sağolsun vokalini esirgememiş. Şarkının video klibinde de görüyoruz kendisini. Genç Osman’la birlikte mükemmel bir iş kotarmış. Albümün histerik yapısı göz önünde bulunduğunda içe dönük bir albüm olduğunu görüyoruz. Az evvel konsept albümden ziyade kişisel ve içe dönük çalışmaların meşakatli bir işe soyunmaya paralel gittiği anlamını yüklemeye çalıştım yazıya. Doğrudur, böyledir de... Duygu yoğunluğu ve samimiyet bu tür albümlerde oldukça rengini belli eder. Çünkü ticari amaçla yapılmış albümler değildir genellikle bu tür albümler. Samimiyeti gayet gözler önündedir, üzerine aksi bir kelam etmek pek doğru olmaz.

Self servis bir albümdür ‘’Gökyüzü Masmavi’’. Bu tarz işlerde kendin pişir kendin ye durumu hakimdir. Duygularını, hissiyatını dinleyiciye bir anda açan ve onu saran albümler kategorisindedir. Profesyonel anlamda kendi mutfağına ilk kez girmiş bir aşçı gibi tüm samimiyetini, tüm heyecanını ortaya koyacağı yemeğe serpiştirir bir gönüllü aşçı edasıyla müzisyen.

‘’Gökyüzü Masmavi’’ aynı zamanda bir yalnız adam albümüdür. İçinde bir şeyleri bitirememiş, hala mücadelesini veren insanların hikayelerini, kaçışlarını, korkularını, zafiyetlerini, yaralarını, tutunuşlarını, çırpınışlarını bu albümde görebilirsiniz. Kanlı canlı 13 şarkı barındırıyor. Albümün kartoneti ve kapağı ise bu histerik yapıyı tamamlayan bir başka unsur. Gökyüzü mavi olduğu kadar gri de aynı zamanda. Bu bütünsel yaklaşımla yalnızlığa ve kalabalık içindeki yalnız bireye geri dönüş var. Albümün genel temasını ve ismini de barındıran aynı isme sahip şarkısı ‘’Gökyüzü Masmavi’’de piano ve gitarların tınısı Genç Osman’ın sesiyle güzel bir ziyafete merasim hazırlıyor. ‘’Bu Şehirden’’in düzenlemesi çok başarılı olmuş, vokallerin kullanılış biçimi, tonlama, sözcüklerin sıralanışı bu kadar mı uyum sağlar bir şarkıya. Şarkıyı dinledikten sonra nasıl bir fikre sahip olacaksınız bilmiyorum ama umut besleten bir şarkı. Ara gitar solosundaki çoşku yoğunluğunu ise tarif etmemin imkanı yok.

21.yüzyılda Türkiye’de kaç tane ozan var derseniz bir albüm dolusu tutkulu şarkılarıyla Genç Osman bu antolojide yer almaya aday bir isim. ‘’Kayıp Yıldız’’, ‘’Seninle Kalıyorum’’, ‘’Affet Gitsin’’, ‘’Yalnızlık Arkadaşım’’, ''Daha Küçüksün'' aynı atmosferi koruyarak süregelen şarkılar arasında.

Albümü geçen hafta D&R’dan satın aldıktan sonra dinlemeye koyuldum, bir haftadır da katıksız bu albümü dinliyorum. Katıksız yani arada neredeyse başka şeyler dinleyemez oldum. İçten içe saran bir yapısı var, bunu baştan kabullenerek yazıya başladım zaten. Fakat daha garip bir durum varsa bu da yazının şekillenmesiyle ilgili. Durumun özeti şudur ki; yazının önemli bir kısmını albümü aynı anda dinlerken yazmamış olmamdır. Bu benim için de yazı yazarken bir ilk oldu sanırım. Yazının önemli bir kısmı İzmir metrosunda sabah 08.00 ile akşam eve geri dönüşte 17.30’da oluştu. O kadar kalabalığın arasında oturduğum yerden kaleme sarılıp kağıda gömüldüm ve kafamı kaldırdığımda ineceğim istasyona 2 durak kalmıştı. Her ne kadar o esnada albümü dinlemiyor olsam da, sözler ve müzikler beynimin içinde bir yerlerde dolaşıyordu aslında, ben de bu sese kayıtsız kalamadım ve o anda yazmak istedim. Benim için önemliydi. Geç kalınmış bir albümdü, fazlasıyla bekletti, beklentilerle baş başa bıraktı, bazen umutsuzluğa düşmemize yol açtı ama öte yandan hep bir sinyal çaktı inceden inceden. Diğer dinleyicileri bilmem ama ben inatla beklemeyi tercih ettim. Hislerimin beni yanıltmadığına bir o kadar da sevinmiyor değilim. Dedim ya, benim için önemliydi diye. Geç kalınmış bir albümdü ve benim yıllar sonra kalemi kağıdı elime alıp bir albümle ilgili hissiyatımı ifade ettiğim ilk yazı olma özelliğini barındırıyor. Bu albüme vesileymiş. Yazmaya ara verdikten sonra, son 3-4 yılda pek çok albüm dinledim ama bu türden bir albümmüş demek ki yazmak için beklediğim.

Her Cumartesi fırından çıkmış taze yazılarımla burada olacağım. Neler hakkında yazacağımı bilemem, bu benim iç hesaplaşmalarımla ortaya dökülecektir. Bazen bir müzik yazısı bazen gündem üzerine olabilir ama sağ gösterip sol vurmayı da severim bazen. Yani hesap kitap yapmadan çıkıyor genelde. Bir sonraki yazıma kadar siz okurlardan en önemli beklentim, kulakları pürdikkat bu albüme açın, volume’ü tınıyı en rahat algılayabileceğiniz düzeye getirin ve iç hesaplaşmalarınızı gökyüzüne bırakın.

Serkan BEYDE
Sufflor.com 2012

Serkan Beyde

Bu yazıyla ilgili fikirlerinizi bana iletebilir ve yazımı sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak daha çok kişi tarafından okunmasını sağlayabilirsiniz.

Hiç yorum yok: